ŞAH HÜSEYİN TARAFIYIZ

Kerbala; “yaşanmış acıdan alınması gereken bir ders değil, Şah Hüseyin’in insanlık için, toplumsal özgürlük ve bireysel bağımsızlık için özverili ve koşulsuz mücadelesidir.”kerbela olayı ise tüm toplum üzerinde yaratılmak isteten baskıcı sosyal kontrole karşı gelişmiş Alevilik öğretisinin mazlumdan yana olma ve zulme başkaldırma tarafıdır.
Özellikle son yıllarda Muharrem ayını sefil ve duygusal karamsarlıkla anlamak, anlatmak başta inançsal ilkelerimizi, insani yeteneklerimizi ve bununla gelişen toplumsal yaşam tarihini ve sosyolojisinin sınırlarını değersizleştirmektir.
Bakınız ki; her yıl muharrem ayında söylenen sözler, yazılan yazılar ve bu güne yönelik yapılan eylem ve etkinliklerin çoğunda ajite edilmiş, içi boşaltılmış, Şiilikle ya da Sünnilik ile ilişkilendirilmiş siyasi ve ideolojik fikirlerle kültürel özelliklerimizin bir kısmı harmanlanmış ve farklı anlaşılmaz ne olduğu belli olmayan bir Alevilik inanç anlayışı ortaya çıkartılmış, Alevilik yol ve kuralları bağnazlığa tabi tutulmuştur.
“Oysa Muharrem Fikri, inançsal görüş ve ayrılıkların olduğu, yaratılmak istenen soyut din anlayışına karşı bir başkaldırıdır”.
Irak sınırları içinde 680 yılında Emevi Halifesi Yezit karşı Hz Muhammed’in torunu Şah Hüseyninin ailesiyle birlikte onlarca insanın katledildiği gündür. Tarihsel olarak tanımı budur. Yani “kerbela bir katliamdır”.
Sünni ve Şii kardeşlerimiz de bilir ki O gün; İslam, kerbela topraklarına kanla birlikte gömülmüştür geriye peygamberin getirmiş olduğu İslam anlayışı temelden değiştirilmiş, halka işkence edilmiş, Emevi saraylarında kişiye özel din geliştirilmiş ve buna karşı isyanlar, başkaldırılar ve kan akmaya devam etmiştir. Biz Alevilere düşen ise Şah Hüseyin’den yana olup bu haklı davanın arkasında durmak o günden sonra her tarihte karşımıza çıkan yezitlere başkaldırmak ve asla biat etmemektir.
Bu nedenle Kerbela olayını aşağıda uzayıp giden salt olumlu sahnelere evirerek güzelleştirmek Şah Hüseyin karşı inkârdır.
Hz. Yunus balığın karnından kurtulmuştur, Hz. Âdem’in tevbesi kabul edilmiştir, Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan çıkarılmıştır, Hz. İsa o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir Hz. Davud’un tövbesi o gün kabul edilmiştir.
Ama o gün kadın çocuk denilmeden; BİR KATLİAM YAPILDI
Tıpkı sonrasında devam eden
Yavuz ve kuyucu Murat, Koçgiri, Dersim, Malatya, Sivas, Maraş, Çorum, Gazi, Ümraniye ve Gezi gibi her biri Kerbela…

Bir yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.