Celal Fırat Kimdir

05 Şubat 2018

 

CELAL FIRAT

1975 Malatya –Pütürge- Bölükkaya Köyünde doğdum, İmam Rıza Ocağına Bağlı bir Alevi Dedesiyim, toplumsal adalet anlayışına olan bağlılığımı, Aleviliğin inançsal uygulamalarını, özgünlüğünü atalarımdan tecrübe, sözlü ortam kaynaklarıyla öğrendim.

 Ocağımızın manevi nüfuzunu, sosyal ve inançsal yapılanmasını dergâh ve ocak disiplini içinde yaşadım.

 tarafsız ve adil, hoşgörülü ve barışçı olma, kişisel çıkarlardan uzak, ırk-cins farklılığı gözetmeksizin “CAN” olma misyonunu tüm içtenliğimle taşımaya çalışıyorum. Yani Dedelilik kurumunu, miras değil, tüm ilkeleriyle Alevilik inancının temsilcisi ve sorumlusu olarak liyakat esasına dayalı görüyor ve yaşıyorum

Alevi Dedesi; Alevi Toplumu’nun inançsal, sosyal, kültürel önderidir.

 Nasıl eğitim alacağı, yapacağı hizmetlerdeki ölçü, özellik ve koşulları ile Alevilik öğretisinin temsilcisi olmaya gayret gösterir. Yeniden inşa ve düzene tabi olmayan bir Alevilik anlayışıyla hizmet vermeye çalışır. Toplum mühendisleri ile değil Aleviliğin kaynağı olan halk ile birlikte hareket eder ve yaşar.

Kan döken, zalim gaddar Halifelinin ve onların kadılarının eteğini öpmeyen ve şeriat mahkemelerine boyun eğmeyen, evleri işaretlenen, sokak ortasında katledilen, sürgün edilen, yakılan, inancı, yaşamı yasaklananların Onurunu kalbimde ve vicdanımda taşımanın gurunu ve sorumluluğunu taşıyorum

Yaklaşık on üç yıldır Garip Dede Dergâhında Aleviliğin evrensel gerçeklik algısı olan , “Hak ile Hak olma bilinci” yerini “kul” olma dayatılmışlığına karşı halkımızla birlikte mücadele ediyor, sekiz yıl gençlik kollarında son iki dönem ise yönetim kadrosunda yönetim kurulu başkanı olarak hizmet vermeye çalışıyorum.

Tüm mücadelemiz Aleviliğin öğreti ve inançsal ritüelleri ile özgün bir yaşam anlayışı olduğuna yöneliktir.

Doğanın dengeleri sadece insan üzerine kurulu değildir, Yaradılış düzeni başta olmak üzere tüm yaşamsal deneyimler akla ve mantığa dayalıdır. Bu nedenle;

  • Din sistemi içinde formüle edilmeyen ,vicdan ve akılla seçimini net yapabilen,inancını öznel deneyimleri ile geliştiren,bağımsız ve özgür bireyler yetiştirmek, hayatı sabit sağduyu genellemelerinin ötesine taşıyarak,inancı karmaşık değil, net ve gerçekçi yaşayan, izahsız ve karanlık düşüncelere teslim olmayan bir nesil yetişmesini,

 

 

  • Hak yolu için mücadele etmek, içimizden çıkıp Sünni veya Şia sisteminin zulmüne, kuşatmasına, tuzaklarına göz yuman, eylemlerinde, demeçlerinde veya kitaplarında Alevilerin kafasını karıştıran bilinçli yönlendirici pazarlamacıların farkında olan, bir toplum;

 

  • Sünni-İslam’ın holdingleşen diyanetine mecbur bırakılmak istenen , Alevilik inancını kurumsallaştırın, meşruiyetini ve dâhilindeki tüm farklılıkları yok etmeye veya değiştirmeye yönelik sinsi planlara Örneğin; kutsal yol asimilasyonu dediğimiz hac ve umre yolculukları, camii –cem evi projeleri, eğitim ve öğretimde Çocuklarımıza enjekte edilen gericiliğe karşı  

 

  • Geniş bir coğrafyada talipleriyle yol süren, ilkeli yaşam, disiplin, dar, görgü, sorguyu gibi kavramların tanımlayıcısı ve taşıyıcısı olan Alevi dedelerinin kurumlarda Memur Statüsünde görevlendirilmesine karşı mücadele,

 

  • Bin Beş yüz yıllık bir intikamla Ehlisünnet kontrolüne verilmek istenen inancımızın yok sayılması, basılan, yayımlanan, yayınlanan birçok materyalin benzetme, benzeşme yönelik olması, bu yöntemin bir eğitim metodu haline getirilerek Aleviliğe Sünnilik ya da Şialık giydirerek  “Özel Surette dayatılmış Eğitim” asimilasyonuna karşı çıkmak;

 

  • İkrar üzerine düşünce ve sanat üreten tarihsel değerlerinin tamamına bilimsellikle yaklaşan tanrıyı dahi sorgulayan bu sorguyu sevgiyle noktalayan Alevleri sosyolojik mizana ya da kendi izahıyla tanımlamaya kimsenin gücü yetmez;

Pir Sultanın “Şah” demesi cesaret, Seyit Nesimi’nin “ben yitirdim ben ararım kime ne “ özgürlüğe, Şah Hatayı “Biz Tüccar Değiliz Alıp Satmayız, Erkan Gözetiriz Yoldan Sapmayız” bu sorgunun sanatta hayat bulmasına devam etmek;

 

  • Alevileri, aidiyet ve kimlik açısından tek tipleştirmek için, anlam kaymaları yaratmak isteyenler, Yüzyıllarca bilgelikle biriktirilen yaşam değerlerimizi statik ele alıyor, Aleviler için değerli ne varsa onlara  ( kamusal, inançsal, sosyal, kültürel) saldırıyor ya da kendi tanımına uydurmak suretiyle bizi dönüştürmeye çalışıyorlar

Örneğin; tüm farklı yaklaşımların ortak paydası olan Hz Ali üzerinden Alevileri farklılaştırma ötekileştirmek Aleviliğinin temel değerlerini Sünnilerin tanımladığı bir Hz Ali Kimliğiyle bağdaşlaştırmaktır. Ve böylece Hz Ali’nin Anadolu Aleviliğiyle uyuşan; adalet, bilgelik, ileri görüşlülük ve insanlık değerlerini bağnaz gösterip Şeriat-Cihat ikilisi için Hz Ali’yi referans göstermek ve bu süreçte Aleviler üzerinde morfin etkisi yaratanlarla mücadele etmek;

 

  • Şah Hüseyninin derdi Fırat’a ulaşıp su içmek değildi Yezide, dolayısıyla zalime ve onun zulmüne boyun eğmemekti.

Sömürüye, zulme ve toplumsal adaletsizliğe karşı çıkan bir inanç biçimi, bir inanç hareketi olan Alevilikte hoşgörü dinamik ve bir eylemdir.

Yoksa bizlere karşı yapılan her türlü insanlık dışı suç ve asimilasyonun her türlüsünü sineye çekmek, susmak hoşgörü tanımına girmez.

Yani “ne yaparsak yapalım Aleviler hoşgörülüdür” demek aslında inancımızı değersiz kılmak, bizi ehlileştirmek isteyen çevrelerin bilinçli ve sistemli şekilde inançsal ve tarihi geleneklerimizi yok etmeye yönelik uzlaşma asimilasyon propagandasıdır.

Hoşgörü; Muaviyeler, Yezitler, Hızır Paşalar’ karşı susup toplumu ehlileştirmek değildir.

Hoşgörümüz; şuan demokratik, çağdaş yaşama umut olmalı Saldırgan, ayrımcı, bölücülüğün her türlüsüne karşı tedirgin değil, daha sıkı ve güçlü örgütlenmektir. 25 milyon Alevinin inancı doğrultusunda hakları için mücadele etmesi hatta parlamenter istemin en belirleyici unsuru olup siyasete yön vermesi konusunda mücadele etmek;

 

 

 Sevgili canlar işte bizim davamız insanlık davası yaptığımız ve yapacaklarımız tüm çalışmaları bu kapsamda ele alıyorum, bize destek veren tüm canlarımızla bu yolda el ele yürümeye devam ediyorum…

 

 İki kız çocuk babasıyım ve başardığım işlerde emeği olan güzel yürekli bir eşim, yoldaşım var 

Manası derinde olan Alevilik inancının taşıyıcı olan tüm canlara sevgilerimi, Aşk-I Niyazlarımı Sunuyorum