CİHAT DEĞİL, BİREYSEL İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ VE LAİKLİK

25 Eylül 2017

2017-2018 Eğitim ve öğretim müfredatında demokratik, bilimsel, laiklik ilklerinin tamamı daraltılmıştır. Temel ibadet Cihat sayılarak 1.sınıf öğrencilerine kadar zorunlu hale getirilmiştir.
Farklı inanç, farklı din anlayışındaki çocuklar yok sayılarak inanç ve ifade özgürlüğüne aykırı uygulamaya geçilmiş, eğitimde bilimsel, çağdaş ve evrensellik kaldırılmış, dini kurallar referans gösterilerek. Irkçı ve mezhepçi, gerici uygulamaların varlığı ivme kazanmıştır.
Yaklaşık beş yıl önce 4+4+4 eğitim sistemiyle gericilik, piyasalaştırma “proje” okul girişimleri ile eğitim alt üst edilmiş. Okulların çoğu bu “proje okul” kapsamında imam hatipleştirilmişti 
Rant kapısı gibi görülen eğitim kurumları devlet eliyle imzalanan protokollerle önce Fetoculara sonrasında diğer dini yapılanmaların kucağına itilmişti. Yoksul aile çocuklarını FETÖNÜN Kurumlarına hatta evlerine yönlendiren sistem simdi Cihatçı ve daha bağnaz yapılanmaların müfredatta etkin olmasına izin vermekte. 
Her geçen dönem bilimselliği adım adım kaldırıp adını “Değerler Eğitimi” verdikleri bir sistemle Ensar vakfı benzeri kurumlara çocukları mecbur bırakan bu sistem bilinçli yeni bir tarih yeni bir bilinç yaratmayı hedeflediği gibi Kız-Erkek Hatta Erkek çocukların yan yana hatta aynı odada kalmasını pis, bulanık zihinlerle yasaklamakta ve karma eğitime “anlarsınız işte” gibi ima ile çocuklara gericilik enjekte edilmektedir. 
Sosyolojide Mustafa Kemal Atatürk’ü, Biyolojide Evrim teorisini yasaklayan, Atatürk ilke ve inkılâplarını kısıtlayan bu sistem ne hikmetse cemaat-hükümet ilişkisi sonucu doğan ve yüzlerce vatandaşın ölümüne neden olan darbeyi milli bir mücadele gibi tarih kitaplarına koymuş ve bu anlatımıyla 15 Temmuz demokrasi dersi olarak çocuklara dayatılmıştır.
15 Temmuzu demokrasi bayramı ilan eden sistem Din ve Değerler Eğitimi Kursları” adı altında toplumu gericileştirme operasyonlarına hız verdi. Kuran kurslarında spor eğitim verilmeye, Osmanlıca kursları, spor yapan öğrencilere manevi eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı ile imzalanacak protokolle, DİB'in personeli tüm bu faaliyetlerde görevli sayılacak gibi ilkel adımlara imza atıldı. 
Hatta müfredatta Türk kişilik ve aile yapısının anlatımında Türkler sadece yoğurt ekmek ve soğanla yetinen bir millettir denilerek halkın zekâsıyla da dalga geçilmiştir. Kötülüğü, cehaleti, vasat ve geri olanı toplumsallaştırarak, kişileri riya ikiyüzlülük ve ahlaksızlaştırarak toplum çürütülmektedir.

Bireyleri sorgudan uzaklaştıran bu sistem toplumu susturmayı morfin etkisi yaratmayı başarmıştır. Dünyada daha dinselleştiği ya da daha çok İslami ilkelere göre yönetildiği için gelişen tek bir ülke bile yokken. İslam dünyası ilkellik, cehalet ve sefalet içinde kıvranıyorken Türkiye Cumhuriyetinin selefi bir anlayışla daha çok dindarlığa sarılması şeriat kurallarını daha fazla toplumsal ve siyasal yaşamın temeli haline getirilmesi sadece bir kurgunun sonucudur. Bu kurgu Cumhuriyete ve Atatürk’e yönelik bir intikam duygusunun histerik sonucudur.

İşte tüm bunların farkında olan biz Aleviler 
- Çocuklarımıza Sünni İslam’ın dayatılmasına karşı olacağız 
- Sınıflarda yaratıcılık, bilimsellik ve demokratik, çağdaş eğitimin verilmesi için mücadele edeceğiz
- Çocuklarımıza yüklenmek istenen standartlı tasarlanmış bağnaz fikirleri teşir edip toplumu uyandıracağız.
- Laiklik ilkesinin savunucu olacağız.