Paylaşımlar

21 Haziran 2016

KİMSEMİZ YOKTU, SAHİPSİZDİK

Hükümetin dindarlığa dayalı politikaları ile etnik inançlar üzerinde belirgin asimilasyon sonuçları hızla sonuç vermeye başlamıştır. Özellikle işsiz bırakma, eğitimden yoksun bırakma sosyal güvensizliği oluşturarak, biat kültürünün varlığına doğrudan güç kazanmıştır. Her başarısızlığın arkasında “komplo” teorileriyle geleneksel olarak güçlü bilinen halkların hassasiyetleriyle sonuna kadar oynayarak gençlerinde geleceklerine dair planlarını, sorgulamalarını alt ederek onların duygularını da istismara uğratarak biate yöneltme konusunda İslam’ın da temel ilkelerini kendilerine alet ederek varlıklarını sürdürmektekiler. Böylece, birey yerine lider, özgür düşünce yerine de eleştiriden korkan bir kitle oluşmaktadır, başkaldırmayan, itiraz edemeyen.  Bu kitlenin bir emirle neler yapabileceğini Aleviler çok iyi bilmektedirler acı tarihi deneyimlerinin tekrar edeceğinden endişe etmeleri yersiz değildir.

  İşte bu baskı arasında Alevililerde ister istemez gelecekleri için ya yurtdışına çıkma planları yapmakta, ya da büyük şehirlerde gizli yaşamı tercih etmektedirler. Katliamlarla, yaşadıkları coğrafyada tanımsızlaştırılan Aleviler geçmiş deneyimleriyle belki de daha büyük katliamların olacağını hissetmektedirler. Nüfus olarak çok olmaları bu endişelenmelerinin önüne geçmemektedir. Kendilerini temsil etmeye aday olan Alevi kurumlarının her asimilasyon eğiliminde örgütlülükten uzak bağımsız hareket etmesi, siyasette müdahale ya da siyasete müdahil olma konusunda ürkek davranmaları Alevileri asimilasyona mahkûm etmektedir. Örneğin Maraş bölgesinde kurulmak istenen AFAD Kampına yönelik Alevi vatandaşların direnişine, mücadelesine güçlü bir sahiplenmenin olmaması da muhtemel sonuçlarından biridir. Diğer bir algıda her katliamdan sonra Alevileri uysallaştırma, yatıştırma, sakinleştirme misyonunu kendilerine görev kabul eden bazı Alevi kurum temsilcilerinin medyada boy göstermesi yapılanlara karşı kitleleri pasifleştirme ya da ehlileştirme algısı oluşturmasıdır. Ancak bugüne kadar baskıyla sindirilmeye çalışılan Aleviler bireysel olarak artık eylemsel kimliklerini kullanacaklardır. İnançlarını bu topraklarda yaşama cesaretini asla kaybetmeyeceklerdir. Yakın tarihte Maraş da yaşanan katliam sonunda yıllar sonra birçok belgesel yapıldı sosyal ve siyasal sebepler irdelendi. FAKAT ORDA UNUTAMADIĞIMIZ BİR CÜMLE VARDI KİMSEMİZ YOKTU SAHİPSİZDİK…